TRAKYA ÜNİVERSİTESİ ECZACILIK FAKÜLTESİ’NDEN “SEN BUL DİYABET KOLAYLAŞSIN” YARIŞMASINDA BÜYÜK BAŞARI…

14 Kasım Dünya Diyabet Günü sebebiyle çağımızın en büyük sağlık sorunlarından biri olan diyabet konusundaki farkındalığın artırılması amacıyla Türkiye Diyabet Vakfı tarafından 5.’si düzenlenen "Sen Bul Diyabet Kolaylaşsın" proje yarışmasının finalinde Trakya Üniversitesi rüzgârı esti. Günlük hayatı ve yaşam kalitesini etkileyen sağlık sorunlarından biri olan diyabette, hastaların günlük yaşamlarını kolaylaştırmak ve yaşam kalitelerini yükseltmek amacıyla gerçekleştirilen "Sen Bul Diyabet Kolaylaşsın" proje yarışmasına, farklı üniversitelerin tıp, eczacılık ve mühendislik gibi fakültelerinde öüretim gören öğrenciler, toplam 132 projeyle başvurdu. Yarışmada Fakültemiz 4. sınıf öğrencilerinden, Ömrüm Ergüven ve Beşir Sefa Mumay "VR Destekli Diyabet Eğitimi" isimli projeleriyle hem “İhtiyaç” kategorisinde, hem de 132 projenin yarıştığı genel kategoride 1.’lik ödülüne, Fakültemiz 4. sınıf öğrencisi Utku Ertaş ve Beslenme Diyetetik 4. sınıf öğrencisi Hilal Acar ise "Alo Diyabet" isimli projeleriyle “Sosyal İletişim” kategorisinde 1.’lik ödülüne layık görüldü.
Daha önce gerçekleştirdikleri birçok projeyle çeşitli ödüller kazanan Fakültemiz öğrencileri Ömrüm Ergüven, Beşir Sefa Mumay, Utku Ertaş ve Hilal Acar;  Fakültemiz Dekanı Prof. Dr. Gülay Şeren eşliğinde Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu’nu makamında ziyaret etti. Genel kategoride birincilik kazanan "VR Destekli Diyabet Eğitimi" projesinin yaratıcılarından  Fakültemiz 4. sınıf öğrencisi Ömrüm Ergüven bu projenin Türkiye’de bir ilk olma özelliği gösterdiğini belirterek, “Fikrin temeli anneannemden çıktı. Çünkü kendisi Tip 2 diyabet hastası ve görme kaybı yaşadı. ‘Ne yapabiliriz?’ diye düşündük ve diyebetlilere göz olmak istedik. Bunun sonucunda VR gözlük temelli bu projeyi geliştirdik. Bu proje sayesinde üç boyutlu simulasyonlarla diyabet eğitimi vermeye başlayacağız. Diyabetin ülkemizde bu kadar ilerlemesinin sebeplerinden biri de bilinçsizlik. Biz öncelikle bu bilinçsizliği ortadan kaldırmak istiyoruz, sonrasında da atacağımız diğer adımlarla diyabetlilerin daha uzun, daha sağlıklı bir ömür yaşamalarını istiyoruz.” dedi.
Diyabetin çok ciddi bir hastalık olduğunu ve Trakya Üniversitesi’nde aldığı Eczacılık eğitimiyle diyabeti yorumlamayı öğrendiğini belirten Beşir Sefa Mumay, “Ülkemizde yedi yüz bin diyabetli var ve bu çok ciddi bir rakam. Eczacılık Fakültesi’nde aldığımız eğitim neticesinde biliyoruz ki eczacının görevlerinden biri de hasta eğitimi. Hasta eğitiminde görsel destekli çalışmaların büyük başarıları ve katkıları olduğu yapılan araştırmalar neticesinde bilimsel olarak ortaya kondu. Biz de bu projeyle beslenme alışkanlığından spor eğitimine kadar birçok farklı konsepti bir araya getirdik. Projemizde toplu yaşanılan alanlarda, önceden tanımlanmış görüntülerle eczanenin yeri gösteriliyor. Eczanede de diyabetik ilaçların olduğu raflar, insülin tipleri, cinsi, ne zaman kullanılması gerektiği gibi birçok bilgi görülebiliyor. Ayrıca yemek katında hangi besinlerin hangi öğünlerde tüketilmesi gerektiği gibi bir besin eğitimi, spor salonuna gidildiğinde hangi egzersizlerin yapılması gerektiğini kapsayan bir spor eğitimi yer alıyor.” diyerek projenin kullanım alanlarından bahsetti.
“Sosyal İletişim” kategorisinde 1.’lik ödülüne layık görülen "Alo Diyabet" isimli projenin sahiplerinden Trakya Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü 4. sınıf öğrencisi Hilal Acar; projeyle sosyal, psikolojik ve bilimsel destek sağlayacak bir mobil uygulama geliştirmeyi ve çağrı merkezi kurmayı düşündüklerini belirterek, “Diyabetli hastalar özel durumlarından dolayı kendilerini toplumdan ayrışmış hissediyor. Diyabet hastalarının bu nedenle sosyal desteğe ihtiyaçları olduğunu düşündük ve mobil uygulamamızla çağrı merkezimizi kurduk. Bu projeyle hekim, diyetisyen, psikolog desteği gibi her türlü yönlendirme yapılabilecek. 45 yaş üstü hastalarımızın cep telefonu kullanım alışkanlıkları nedeniyle, mobil uygulama kullanımında yaşanabilecek aksaklıklardan dolayı uygulamada yer alan tüm içeriklere çağrı merkezimizden de ulaşılabilecek.” dedi.
Alo Diyabet projenin geliştiricilerinden  Fakültemiz 4. sınıf öğrencisi Utku Ertaş “Projenin temel amacı; motivasyon kaynağı olmak, yaşam standartlarını artırmak, internetteki yanlışları bilimsel gerçeklerle düzeltip diyabetlilere doğru destek sağlamak. Eğitimli çağrı merkezi çalışanlarımız, hastalarımızı doğru bilgilerle donatacak ve kritik hastalarımızı da hekimlere yönlendirecek, gerekirse randevusunu bizzat alacak.” diyerek diyabet hastalarını bilgilendirmek amacıyla tüm iletişim kanallarını kullanacaklarını ifade etti.
Öğrencilerinin başarıları ile gurur duyduğunu ifade eden Fakültemiz Dekanı Prof. Dr. Gülay Şeren başarıların tesadüf olmadığını, öğrencilerinin üç yıldır çeşitli yarışmalardan ödüllerle döndüğünü vurguladı. Dekan Prof. Dr. Gülay Şeren “Eczacılık, yelpazesi çok geniş bir meslek. Özellikle teknoloji, her alanda olduğu gibi bizim mesleğimizde de öne çıkıyor ki öğrencilerimizin de teknolojiye yatkın olduklarını biliyoruz. Teknolojiye yatkınlıklarını da mesleki gelişimlerine yansıtıyorlar. Geliştirdikleri projelerle, kendilerini ifade etme yöntemleriyle ve kazandıkları birinciliklerle gurur duyuyor ve kendilerine huzurlarınızda teşekkür ediyorum.” dedi.
Eczacılık Fakültesi’nin, Trakya Üniversitesinin en genç fakültelerinden biri olmasına rağmen, öğrencilere ve akademisyenlere sağlanan huzurlu ve bilimsel çalışma ortamıyla birlikte Trakya Üniversitesi’nin köklü sağlık eğitimi geleneği sayesinde, öğrencilerin üç senedir çeşitli ödüller aldığını ifade eden Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu, başarılarından ötürü öğrencilerle gurur duyduklarını ifade etti. Söz konusu başarılarda, güçlü akademik eğitimin yanı sıra kendilerini geliştirmiş, pırıl pırıl gençler olmalarının da çok büyük katkısı olduğunu ifade eden Rektör Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu “Öğrencilerimiz inovasyonun ve bilimsel gelişmenin ne olduğunu biliyor. Özgüvenle her platformda yarışarak okulumuzu en iyi şekilde temsil ediyorlar. İşte tüm bu faktörler bir araya gelince bu genç fakülte, finale kalan 15 projenin 4 tanesine imzasını atabiliyor. Finalde de iki birincilik alarak tüm dikkatleri üzerine çekebiliyor. Bu, başarının tesadüf olmadığını gösteriyor. Uygun bir ortam kurar, güzel tohum atar, sular ve güneşlerini eksik etmezseniz çok güzel fidanlar yetiştirirsiniz. İşte Eczacılık Fakültesi de tohumları güzel atmış ve fidanlarına emek vermiş. Öğrencilerimiz de kendilerine emek veren hocalarımızın emeklerini karşılıksız bırakmayarak birinciliklere imza attılar. Bu başarılar hem Trakya Üniversitesi hem Eczacılık Fakültesi hem şahsım hem de öğrencilerim adına gurur verici. Öğrencilerimiz başarılarıyla birçok arkadaşlarına da rol model oldular. Ben, Dekanımız Prof. Dr. Gülay Şeren’e ve tüm hocalarımıza bu güzel eğitim ortamını sağladıkları ve öğrencilere böyle bir vizyon verdikleri için çok teşekkür ediyorum. Öğrencilerimizi de ‘Biz dersimize bakarız, ne gerek var böyle şeylere.’ demedikleri, sorunlara kafa yorarak hastaların iyiliği için, onları doğru bilgilendirmek için, ‘Ne yapabiliriz?’ diye düşündükleri ve bir değer oluşturdukları için canı gönülden kutluyor, başarılarının devamını diliyorum.” dedi.
Ek Resimler
Bu içerik 16.11.2018 tarihinde yayınlandı ve toplam 242 kez okundu.